Tarot´un gizemli öyküsü

13/1/2008 · Kategori: astroloji ve fal-tarot-kartlar falci tarotlar kader ask fali-ask icin fal falim youtube tarot kartlar fal bak

Tarot´un Kökenleri

Beşinci yüzyılın ortalarına doğru, Avrupa´da herhangi bir iskambil kağıdı türünün ilk kaydına rastlanmasından hemen sonra, Bonifacio Bembo adındaki bir artist, Milano´lu Visconti ailesi için bir seri isimsiz ve numarasız kart resimledi. Bu resimler "Tarocchi" adı verilen bir İ talyan oyunu için klasik desteden oluşur; herbiri ondört karttan oluşan dört takım, artı, daha sonra ´triomffi´ Türkçe ´koz´ adı verilen farklı resimleri gösteren yirmi iki kart. Günümüzde, bu yirmiiki resmin çoğu (daha sonra onlara isimlerini vermek üzere), ´Papa´ veya ´Hükümdar´ gibi ortaçağdaki toplumsal tiplerin veya ´Şans Tekerleği´ gibi, bilinen ahlaki vaizlerin, sadece bir kataloğu olarak yorumlanabilir. Bazı kartlar, ´Ilımlılık´ veya ´cesaret´ gibi erdemleri temsil eder. Diğerleri, ´Kıyamet Günü´ için çalınan boru sesiyle ölülerin mezardan kalkmaları gibi dinsel mitolojik görüntüler sergiler. Dinsel ilkelere aykırı olan yaygın bir düşünceyi, bir kadın papa´nın imajını görüntüleyen bir kart bile vardır ve bu kiliseyle ilgili yapılan birçok mizahtan daha derin anlamı olan, kiliseyle ilgili bir şaka olarak açıklanabilir. Yine de, dinsel ilkelere aykırı olan bu resimi, genel kültüre iyice yerleşmiş olan ve ortaçağ tipleri´ni temsil eden birisi olarak görebiliriz. Bunların arasındaki bir resim oldukça tuhaf olmasıyla göze batar. Bu basit bir tahta gergeç´den, sol bacağından başaşağı asılmış genç bir adamı gösterir. Elleri altta kafasıyla bir üçgen oluşturmak için kayıtsız bir şekilde arkasında tutulmuştur, sağ bacağı bir haç şeklini veya dört sayısını oluşturmak için dizinin arkasından bükülmüştür. Yüzü rahat, hatta belki de büyülenmiş gözükür. Bembo bu resmi nereden türetmiştir? Bu resim, daha sonraki bazı artistlerin öne sürdüğü gibi, kesinlikle darağacında asılmış bir caniyi temsil etmiyor. Hiristiyan geleneklerinde, Efendisi Hazreti İsa´yı taklit ettiği zannedilmesin diye, Aziz Peker görünüşte, çarmıha başaşağı gerilmiştir. Ama, Büyük Edde´de tanrı Odin´in, ceza olarak değilde, kahanet armağanı olan ilmi alabilmek için, dokuz gün-dokuz gece boyunca Dünya Ağacı´ndan başaşağı asıldığı anlatılır. Ama bu mitolojik manzara, Siberya ve Kuzey Amerika gibi yerlerde, tıpla uğraşan kadın ve erkeklerin, şamanların esas uygulamalarından kaynaklanır. İyeliğe kabul edilme töreninde ve şamanlığa aday olanlar eğitilirken, insanların bazen aynen Bembo´nun kartında gözüktüğü gibi başaşağı sarkmaları istenilir. Görünürde bedenin başaşağı tutulmasının psikolojik bir yararı vardır. Böylelikle açlık ve aşırı soğuk, ışın saçan hayallere yolaçar.

Bembo sadece bir simyacıyı mı temsil etmek istemişti? Öyleyse, daha bilinen bir tablo olan bir kazanı ve kimyasal maddeleri karıştıran sakallı bir adamı niye kullanmadı? Birbirini izleyen destelerde ´Asılmış Adam´ adı verilen ve daha sonra, ´Çorak Üke´ adlı kitabında T.S. Ellot tarafından meşhur edilen bu resim, bir simyacıdan çok gizli bir gelenekte, üyeliğe yeni kabul edilmiş bir kimseye aittir. Bembo´nun kendiside mi böyleydi? Gizemli toplumlardan gelen, esoterik bir imge olan bacakların özel bir şekilde üstüste getirilmesi bunu kanıtlar. Ve esoterik uygulamalar hakkında bir imada bulunuyorsa, yüzeyde toplumsal bir açıklama olan diğer resimler, aslında gizli bilgilerin bütünlüğünü temsil ediyor olamaz mı? Örneğin, orijinal destede, Batı Kültürün´de önem taşıyan yirmi, yirmibir veya yirmibeş yerine, neden yirmiiki sayısı kartlarda önemsenmiştir? Bu bir rastlantımıydı veya Bembo (ya da Bembo´nun taklit ettiği kişiler) İbrani alfabesindeki yirmiiki harfe bağlı olan esoterik anlamları gizlice temsil mi etmek istedi? Ancak, Bembo´yu veya Visconti ailesini, herhangi bir gizli gruba bağlayan bir kanıt var olsa bile, bu halka açık tutulmamıştı.

Tarot ve Kabala adı altında toplanan İbrani gizemciliğini ve gizli bilgilerin varlığı arasındaki inanılmaz benzerliklere kısaca bakılırsa, Bembo´nun kartlarının kanıtların kıtlığına rağmen neredeyse esoterik bir yorum gerektirdiği görülecektir. Kabala daha çok İ brani alfabesinin simgeciliği üzerinde yatar. Harfler Hayat Ağacı´ndaki yollara bağlıdır ve her birinin kendi sembolik anlamları vardır. Daha önce belitildiği gibi, İbrani alfabesinde yirmiiki harf vardır ve bu sayı Tarot´un kozlarıyla aynıdır. Kabala ayrıca, Allah´ın telaffuz edilmeyen isminin, YHVH, dört harfiyle yakından ilgilidir. Bu harfler, yaradılışın dört dünyasını, ortaçağ biliminin dört ana maddesini, varoluşun dört aşamasını, İncil´i yorumlamanın dört yöntemini, vb.´yi temsil eder. Bembo´nun dört takımının her birinde dört tane kraliyet kartı vardır. Son olarak, Kabala on sayısıyla işler-dört Hayat Ağacı´nın her birindeki On Emir ve on sephirot (ortaya çıkamanın aşamaları). Ve, dört takımda, birden ona kadar numaralanmış kartlar vardır. Öyleyse Tarot yorumcularının, Kabala´nın, çoğunluk için anlamsız olan, ama birkaç kişiye son derece önemli gelen, destenin resimlendirilmiş bir uyarlaması öne sürdüklerini düşünmek mümkün müdür? Ama, buna rağmen, Kabala hakkında yazılan binlerce sayfalık kitaplarda Tarot hakkında tek bir kelime belirtilmez. Büyücüler, kartların 1300´de Fas´ta, kabalistler ve diğer ustaların verdiği büyük bir konferans gibi gizli kaynaklardan geldiğini öne sürmüşlerdir, ama bu iddialar için kimse tarihsel bir delil sunamamıştır. Daha da kötüsü, Tarot yorumcuları, ondokuzuncu yüzyılın sonlarına dek Kabala´dan bahsetmemişlerdir. Ve elbette, isimlerin ve sayıların yorumlanmaları için son derece önemli olan sıralaması, esas resimlerden sonra ortaya çıkmıştır. Carl Jung´un insan zihniyle bütünleşmiş temel ruhsal orijinaller fikrini benimsersek belki de Bembo´nun, bilginin gizli nedenlerine bilinçaltından gizlice değindiğini ve daha sonraki hayallerin bilinçli bağlantıları yapmasını sağladığını söyleyebiliriz. Ancak dört takımdaki yirmiiki koz, dört kraliyet kartı ve on tane işaretli kart, Asılmış Adam´ın pozisyonu ve kendinden geçmiş yüz ifadesi gibi böylesine kesin ve tam benzerlikler, Toplu Biliçaltı gibi müthiş bir gücü zorlar gibidir. Yıllar boyunca Tarot, öncelikle bir kumar oyunu ve daha az bir önemle falcılık için bir araç olarak görülmüştür. Daha sonra, onsekizinci yüzyılda Antoine Caurt de Gebelin adında bir büyücü, Tarot´un Mısır büyü tanrısı tarafından tüm bilgileri müntlerine aktarmak için yazılmış Thoth´un Kitabı´nın bir kalıntısı olduğunu açıklamıştır. Court de Gebelin´in fikri gerçekten uzak gözükür; ama ondokuzuncu yüzyılda Eliphas Levi adıyla tanınan başka bir Fransız, Alphonse Louis Constrant, kartlarla Kabala arasında bağlantı kurdu ve o günden itibaren insanlar, Tarot´u daha derinlemesine inceleyip, daha fazla anlam, bilgelik ve hatta düşünme ve derin çalışmayla ilim bulmuşlardır.

Günümüzde, Tarot kendimizi ve hayatı anlamamızla kişisel gelişmeye giden bir yol olarak görülür. Bazıları için Tarot´un kökeni önemli bir soru olarak kalırken, diğerleri için de önemli olan, kartlara verilen anlamların yıllar geçtikçe birikmesidir. Çünkü Bembo, bilinçli bir şekilde veya yoğun içgüsüyle orijinal bir model yaratmıştır. Herhangi bir dizge veya ayrıntılı açıklamanın ötesinde, resimlerin kendileri yıllar geçtikçe farklı artistler tarafından değiştirilmiş ve geliştirilmiş olup, hiçbir zaman anlatılamıyan, ama sadece tecrübe edilebilen esrarengiz dünyalarına bizi çekerler.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

« Önceki :: Sonraki »